26 Ocak 2014 Pazar

Kucuk mutluluklar

Sevgili gunluk,  cusco da beni, macchu picchuya gitme düşüncesinden daha fazla heyecanlandiran birsey vardiysa o da El Kebab oldu. Sanki kaybettiğim çocuğuma kavusmus gibi oldum donen eti görünce.  İsrail isletmesi ufak bir bufe. Pita ekmegi içinde et, falafel, humus, sogan, domates veeee bol sarımsakli bir cacık! ! Mideye indirirken yasadigim sevinci ne dağlarda kirlarda ne de muzelerde tapinaklarda yasamadim. Sarimsagi opesim geldi. Dislerimi fircalamadim yogurt tadi azicik daha agzimda kalsin diye. Dünyanın en guzel sosu sarimsakli yogurdu dunyanin % 99 unun bilmemesi inanilir gibi degil.
Sonra bir de starbucks mutlulugu var. Yahu kardeşim markaci olmaya en karsi bendim. Starbucks yerine balikcilar kahvesine gidelim diye millete bidi bidi yapan bendim.  Nooldu? Bi starbucks gordum mu eriyorum olacak is degil.  O starbuckstan iceri girince sanki yagmurlu bir gunde sicacik yorganin altina giriyorum ! Çalan müzik, vitrindeki kekler muffinler, kahve kokusu.. bir de aynı ya dekor her yerde.  Sanki kapidan dışarı adimimi attigimda herhangi bir sehre cikabilirim. O an orası istanbul,  kusadasi,  miami,  new york, izmir olabilir. Starbucks benim için sanki  futbol oyununda soyunma kabini. Ya da reset butonu.
Şimdi ne anladik? Benden gezgin olmaz:)  Aklim fikrim yemek içmek.  Bugun machu pichu icin tren biletine 100 usd uzatirken elim titredi vallahi. O 100 usd ye ben kral gibi yemek yiyip super mutlu olur muydum? Olurdum.  Insanlar bi şehre geldiğinde ilk muzeleri arastirir. Benim ilk işim trip advisor dan girip en güzel restoranlar nelermis onlari arastirmak. Ha bu 3.5 aylik gezide her gittigim sehirde krallar gibi yemek yemiyorum tabi.  Hatta henuz baktigim en iyi restoranlarin hic birine gitmedik. Deplasmandayken 3 kurusun bile hesabini yapmak gerekiyor. Ama napiyim engel olamıyorum illa nerde ne yemek var bilicem.
Sevgili babam simdi bunlari okuyunca eminim saclarini (!) yoluyordur. Ama cok da yolmasin diye yarin en cok da onun icin gidiyorum macchu picchu'ya.

Hiç yorum yok: