Uykusuz geçen bi gecenin ardından sabah 11 otobüsüyle kendimizi buranın olimposu diyebileceğimiz Tuluma attık. Tabi olimpos derken deniz kenarında bir antik kent ve muhteşem doğa. Yoksa oteller olimpostan baya bi farklı, denize sıfır palmiyeler arasında kum zeminli lüks bungalow veya kabanalar. Hani filmlerde banka soyduktan sonra gelinen yer. Ama burası Meksika olunca soyguna gerek kalmadan kalınabilir. Oda fiyatları çift kişi 50 - 600 usd arası. Yer yok. Baya bi önceden ayırtmak gerekiyo. Biz denizden 5 km içeride olan Tulum kasabasında kaldık. Casa Rosa denen, Amerika yol otellerine benzeyen, gayet rahat bi otelcik, gecesi 600 peso yani yaklaşık 100 TL. Tvsi, uzun bekleyince sıcak suyu, kliması ve camdan beline kadar sarkınca interneti mevcut. Bi daa gitsem aynı yerde kalırım. Denize girdiğimiz yerin adı Paraiso. Taksi 60 peso yani 10 tl ye götürüyo, yatak şemsiye de tüm gün 200 peso o da 40 tl gibi. Bu saydıklarım orta sınıf bir tatil. Çok daha ucuzunu, hostel denen komünlerde kalarak, plaja otostop veya minibüsle giderek, kumlara serilerek ve sokak büfelerinden oldukça lezzetli taco lar yiyerek ucuzlatmak da mümkün pek tabi.
Daha önce de yazmışımdır,rengi istediği kadar güzel olsun bulanık suluboya denizi sevmiyorum. Benim için en güzel deniz Ege denizi. Net, cam gibi, rengi mevsime göre değişen. Ama tuzlu su olunca asla hayır diyemiyorum.
Tutumda, Meksikada hatta latin dünyasında yediğim en iyi burrito yu, ADO terminal binası yanındaki minik evlerinin köhne bahçesinde bir Meksikalı aile yapıyor. Bir tarafta asılı çamaşırlar, boyası dökülmüş duvarlar, kararmış tencereler, yağ tabakalarından kalınlaşmış ocak ve her biri arı gibi çalışan anne baba ve çocuklar, bu muhteşem lezzeti 50 peso yani 8 Tl gibi komik bi rakama satıyorlar.
Pina colada yaklaşık 14 TL. Happy hourda iki biraya 32 peso yani yaklaşık 6 TL verdim. İster ağlayın ister acı acı gülün.
Şimdiye kadar kimse kazık atmaya çalışmadı. Hiç bir satıcı fiyat sordum die peşimden iki sokak gelmedi. Hiç bir plajda memegöt izlemeye gelmiş hırtlar yoktu.
Gelmeden önce, amerika veya Türkiye'deyken, kime söylesem Meksikaya dudak büktü. Bizim toplumsal sorunumuz bu. Kendimizi pek bi üstün sanıyoruz. Şapkayı önümüze koyup düşünmemiz lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder