Tanerle gezdigimiz ulkeler arasinda en turistik olanı olan Tayland icin Emirates ile tek yon biletimizi aldik. Izmir - Istanbul - dubai - hong Kong ve bangkok rotasını, aradaki beklemelerle yaklaşık 23 saatte tamamladik. Honk kong da havaalanindan elimizi kolumuzu sallaya sallaya ( o sirada adamin biri damga basio pasaporta) cikip 21 nolu otobuse atladik ve sehir içine indik. Renkli, dingin, zengin ve kesinlikle Çinli değil, guzel bi sehir. Bi iki gece gecirmek isterim sanki ilerde.
Bu arada emirates ekonomide ucmamiza ve arap olup her anonsa bismillah diye baslamalarina ramen dağıttıklari sicak havlular olsun ikram ettikleri şaraplar olsun ben beendim kendilerini. Ben sarap içerken de kimse ( dubaililer) donup pis pis bakmadi. Üzülerek saniyorum ki en yobaz musluman laik turistik ulke biziz.
Bangkokta ilk gece havaalani yakıninda bi pansiyon, sonra da şehiriçi sukhumvit bolgesinde queen lotus guest House da kaldik. Syktrain denen sehrin tam ortasindan ve yukardan gecen rahatsiz edici mimarili bi tren hattiyla pek cok yere ulastik. Nehir kenari, kralin sarayi, cin mahallesi, siam paragon alışveriş merkezi vs vs.
Noel gunu Nok havayollarinin sirin mi sirin cizgifilm kuşu gibi boyali ucaklarindan biriyle chiang mai ya uctuk. Old town da Casa guest house da bir gece kaldik 700 baht a. Italyan amcam Türk musunuz deyince bi şokladim alala Turk tipi diye bisey mi var nasi anladi filan, sordum tabi abi nasi anladin die. Meger ikimiz de İstanbul tshirtlerimizle geziomusuz hic sevmediğim sevimsiz turist tipler gibi. Ayni anda giymemiz buyuk talihsizlik tabi. Neyse ciktik dolastik bi teyze sokakta pad thai denen geleneksel dolapta ne varsa tavada karıştirdim yaptim yemeğinden yapiyodu 2.5 tl ye tekabül eden bi fiyata. Onu yedik. 24 saat geçti bi acil wc durumlari yok hersey normal.
Tembellik tembellik ve tembellik.. su an ne yoga yapasim, ne yemek ogrenesim ne yürüyesim var. Yeni pansiyonumuzun minik balkonunda blog yazasim vardi onu yapiyorum. Yorgun hissediyorum. Saat 3 te Londra'dan buralara yerlesip benim gibi parasini nereye harcayacagini bilemeyen mal turistler icin reiki satan bi amcaya gidip para verip enerji alicam. Son durumu yazarim.
Sizleri seven ve bazen hic biseyi sevmeyen muhteşem blog yazariniz Begum..
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
25 Aralık 2014 Perşembe
Bang-cock
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Begum ,ötakipteyim ...... Nıhahahahah
Hah. Birileri okusun ki ben de sizlerle varolayim
Yorum Gönder