26 Aralık 2014 Cuma

Rei ki ki rei ki ki rei kiki way way

Reiki meğer masterın, öğrencisinin enerjisini hüpletmesiymiş. Aslanlar gibi ben, dun Grip oldum seans sonasi. Taner bey sokakları arşınlarken ben pansiyon balkonunda sederjin turk kahvesi kürü yapıyorum.  Evet Türk kahvesi. Tamam turist ve gezgin arasindaki farki biliyorum, yeni ulke yeni seyler falan filan ama günde 3 fincan t.k icen benim icin bir hafta sonunda bi tane hazir t.k çok degil saniyorum.
Bu reiki ye gelince. Din gibi bişey.  Inanmak istersen. . Eger bi enerji verildiyse de ben onu pansiyona kadar 3 km yuruyuste tukettim zaten. Ama para harcamak rahatlatti mi ? Of yani.
Bu arada az önce balkoncukta otururken elimle sinekligi ittiriyim dedim odaya bisi girmesin diye.  Sineklik komple odaya girdi.  E uzun gezmelerin de bi maliyeti var tabi. Gelecek olanin gözü korkmasin sinekligi super calisan cok iyi mekanlar da var kalmak için.
Chiang mai da neler yapilir? Oncelikle akilli tel varsa hemen Havaalanindan bir thai hat alinir icinde limitsiz internet olan  ( aylik paket 500 baht) ve gps ya da google harita yüklenerek kaybolmadan bi yerden bi yere gidilebilir.
Motor bisiklet veya araba kiralanabilir. Sehir dumduz. Bisiklet için uygun.  Ben uygun muyum bunun icin? Henuz hayir. Hala soldan akan tragige alisamadim.  Her karşıya gecisim bi yasam mucadelesi. Hem kendim hem chiang mai halki icin su an trafige cikmiycam.
Etrafta kaplan ve fil gorulup sevilebilen yerler var. Tabi bununla ilgili tartismalar da. Bi cok insan kaplanlarin uyusturuldugunu iddia ediyor. Digerleri evcillestirildigini. En.nihayetinde doğal degiller tabi Kenya degil burasi.  hayvanat bahcesine en son Lima da gittim. Orangutanin kafes arkasindan bana bakisini hala unutamiyorum. Ben sanirim mutlu fil çiftligine gidip sevmek oksamak istiorum bebe filleri.
Burda iki uc gunluk trekking imkanlari da var. Jungle ici yürüyüşler,  kabile ziyaretleri. Tabi artik turistik kabileler.
Otu boku elestiren bisey begenmeyen ingiliz turist havasında degilim. Sadece benim guatemalam bu konuda eline su dökülemez bi cennetti. Orada yaşadığım deneyimleri daha detaylı yazmak isterim bi ara. Turist gormemis insanlar, jungle ve köyler kesfettik. Burada bunlari yapasim yok.
Ne yapasim var peki? Simdilik ve hala dinlenmek.. filciklerle oynamak. Balkonda oturmak.  İzlemek.  Gozlemlemek.

Bu tatilde su ana kadarki en heyecanli deneyimimiz bangkoktaydi. Cin mahallesinden siam meydanina gidicez. Tuktuklar duruyor pazarlik ediyoruz edemiyoruz gurur yapiyoruz derken bekle bekle en sonunda bi motorlu durdu önümüzde.  Bırakırim sizi dedi gideceginiz yere.  Bildiimiz 100 cc lik, bir dötlük motor.  Tanere bile sormadan atladim. Olduk mu üç döt. Sanirim 10 dk surdu. Lunaparkta olsam böyle eğlenmezdim. Keşmekeş trafigin icinde araclarin insanlarin ve tuktuklarin arasindan yilan gibi kivrila kivrila vardik gidecegimiz yere. Tanere dedim "adam oğlunun nişanını yapmış midir? " tanerin cevap: "bilmiyorum ama ben altima yaptım".

Hiç yorum yok: