29 Aralık 2014 Pazartesi

Kaplumbağa misali

Günler günlerin ardindan yeni yilin doğumuna yaklasirken, tum otel, hostel ve pansiyon hatta ahır diyebilecegimiz yerlerin dolu olmasından ötürü hemen hemen her gun pansiyon değiştiriyoruz. Bir sokak geriye, iki sokak yana, 3 sokak arkaya..
Yeniyila sanirim check-in yaparak giricez.
Iki gun once happy elephant home denen, fillerin diger parklara nazaran bi nebze daha az kullanildigi, üzerine binilmedigi,  takla artırılmadigi bi ciftlige gittim.
Kaldığın yerden alma bırakma dahil 1600 bht. Her birimiz ( 3 kisi) ayri fillere atandik. Benimkinin adi Bang Bang di. Isim icin ezdigi insanlardan mi esinlendiler acaba diye dusundum bi an. Kocaman poposu, mahzun gözleri,  yaninda yururken ikide bir salladigi ve pat pat alnima carpan kulaklari, dev gibi ayaklari, tepesinde ektirmis gibi duran seyrek seyrek saclariyla bang bang benim icin tatli bi ani oldu.
Turistik yerleri gezerken beni kasan soyle bi durum oluyo.  Eyfel sendromu diyorum ben buna. Diyelim gittin Paris'e.  Eyfeli gormeden donebilme cesaretin var mı? Aslında dusunuyorum, demir yığını bi kule. Gittim mi gittim. Harika hissettim mi evet hissettim. Ama hiç bi şeyin ortasında boyle bir demir kule gorsem bu hazzi verir miydi? Hayir. Orayi gorunce Paris te olduğumu hissettim. Eyfel = paris.
Burada kralin saraylari ve o tapinak bu tapinak durumu var. Bangkok ta bir saray gezdik zaten. Dun de kuzey Tayland in en kutsal tepesi ve Tapınağı Doi Suthep e yarım gun tur aldik. Turda bi de bi kabile ziyareti var.  Yogun trafik nedeniyle kabileye gidemedik. Onun yerine kralin kışlık sarayini gezin dediler peki dedik. Gittik gezdik. Sarayin icine giremiosun. Bahcesini gezdik. Aklimda kalan bahcedeki muhtesem bose muzik sistemi ve ondan verilen harika caz şarkılar,  ve kralicenin emriyle yapilan gül bahcesi. Sonra Doi Suthep.  Inanilmaz kalabalik, adim adim ilerleyen trafik,  yanik balata kokulari sonrasi girdik tapinaga. yuzbinlerce minik buda heykeline dokunan, öpen, ayaklarina kutsal su döken yuzbin tane insan arasinda az da olsa bişeyler gorduk. Tepede guzel bir chiang mai manzarasi.
Aslinda 30 dakka surecek donus yolu cilgin trafikle 1.5 saati buldu. günümün en mutlu ani da o araçtan inip ozgurlugume kavusmak oldu.

Aksama dogru Tanerin iki gundur devam eden karin agrisi şiddetlendi. Kusma ve ter bosalmasi derken apar topar bi hastane bulup gittik gecenin 1 inde. Sokaklar bomboş sansimiza bi Tuktuk bulduk götürdü bizi en yakindakine. Bi agri kesici bi morfin derken yine kusmalar .. nihayet gece 2.30 da pansiyonumuza döndük.  Böbrek taşı olabilir dedi genc doktor gorunumlu cocuk ama tabi elimizde bi teşhis yok henuz. Simdilik ozet geçiyorum sonra hastane ve tapinak deneyimlerimi paylaşasim var.
Su an buzkopan, sicak su torbasi ve önümüzdeki gunlere ait belirsizliklerle bekliyoruz. 

Hiç yorum yok: