Tayrona milli parkinda geçirdiğimiz ( nasil bir gece olduguna ayrica deginicem:) bir gunduz ve en uzun gecenin ardindan saat 5.30 da tasi taragi toplayip yola çıktık. Aslinda amacimiz hareket edip isinmakti ama allah yuru ya kulum dedi ve yaklasik 2.5 saatlik bol tirmanmali bir yürüyusun ardindan genc bi motorcu arkadasin arkasina binip cikisa geldik. Gece birer uyku ilaci almamiza ve buna ragmen hic uyuyamamiza rağmen o kadar üşümüşüz ki ev sahibinden kacarcasina parktan sabahin körü ilk ayrılan biz olduk.
Trekking sevenler için - ki sevmen lazim- harika bi jungle da iki saat yurudukten sonra yuzulebilen bir plaja ulaşıyorsunuz. Tayrona, the guardian a göre dunyanin ikinci en güzel plaji seçilmiş. Fakat okyanus kiyisi olan bi cok yer gibi oldukca siddetli akintilar ve buyuk dalgalar malesef birçok plajda yuzmeyi engelliyor. Yuzulebilen ilk plaj la piscina. Hem konaklanabilen hem de yuzulebilen plaj ise cabo san juan. 2-3 cabana, 15 tane burundaki kayalarin ustunde hamak, 10larca cadir ve yine kuytuda hamaklar var. Gunduz hic ruzgar olmadigindan burnun uzerindeki hamaklardan aldik 25 bin peso odeyerek. Okudugumuz bloglardan aksam soguk olacagini bildigimizden esofman alti v polar ve ruzgarlik da getirdik yanımızda. Taner denize girmedi. Hem dalgali hem pis diye. Bense daha önce hiç yapmadigim ve nasi basardigimi bilemedigim 2 saat yürüyüşün ardindan kendimi attim suya. Saat 14 te hamak rezervasyonu icin kuyruk olustu ve biz 3 ve 4. Hamaklari aldik. Hemen ciktik hatta biraz da kestirdik. Ne bi ruzgar ne soguk. Aksam 6 gibi plastik sandalyeler ve floresan lambayla aydinlatilmis yemek yerinde masalara oturduk bizim gibi cok aç olan yaklasik 50 kisiyle birlikte. Restoran 6.30 da açıldı. Bir adet sebzeli pilav soyleyip yanimizda getirdigimiz evrimcigimin verdigi barbunya plakiyle beraber sabah hostelden yuruttugumuz ekmekler esliginde mideye indirdik. Saat oldu 7. Sabah olmasina tam 11 saat var. Oyun kagidi, kitap, laptop hiç bisey almadik yanimiza. 8 gibi yanimizda getirdigimiz fener yardimiyla taşların uzerinden tirmanarak hamaklarimizin yanina ciktik. Aman allahim... ben böyle bir ruzgar görmedim. 4 tarafi açık. Bos hamaklar kalkabildikleri ruzgarla kadar yukari kalkip paat diye iniyolar asagi. Yanimdaki avustralyali kiz bikinimi dugumlemis hamaga. Dugumlenmeyen hersey uçuyor. Tanerin terlikleri, ucaktan yuruttugum yastigin kilifi, hatta pet sisedeki suyumuz. Eger tuvalete gitmek istersem karanlikta kayalardan asagi inip sahile gidip banyolara yurumem lazim. Gitmemeliyim derken geliyor. Dolunay var ama yine de yeterince karanlik. Ne gerek var onca yol gitmeye. Iki kademe altta hemen kayalarin dibine çöküyorum. Bunu gece boyunca 3-4 kere tekrarliyorum. Ya endiseden ya da aksamustu ictigim biradan. Saat 20.30 gözlerimi kapiyorum. Dalmisim. Hafif usuyerek uyanip saate bakiyorum 21.30. Taner yan hamakta o da uyanık. Sonra bir daha daliyorum. Sabah olmustur diye kalkiyorum saat 23.00. Yarimşar aldigimiz ilactan bir yarim daha aliyoruz. Bizim su uçmuş artik kimin suyundan ictik bilmiyorum. Gulme krizi geliyor ikimize de. Taner henuz ucmamis olan ucak yastigi kilifini kafasina geciriyor ben de havlularimizi ayaklarima ortuyorum. Hamakta uyumak bele çok iyi gelirmiş. Belim süper. Ama donuyorum. Nemden dolayi saatler ilerledikce firtinaya bir de hamaklarin islakligi ekleniyor. Daliyorum. Uyaniyorum. Saat 2.30. Everestin tepesinde uyuyan insanlari düşünüyorum. Daliyorum. Uyaniyorum.saat 5.30. Bu hafif aydınlık dolunaydan mi? Yok degil. Sabah oluyor..
Tayrona milli parkina gideceklere nacizane tavsiyeler:
-Denize gireyim diye gitmeyin. Santa martadan gidilen daha yakin bi plaj var parka dahil playa concha. Ona gidin.
- maceraya gidiyorsaniz yaniniza mutlaka fener alin. Ve tepedeki hamaklarda kalacaksaniz uyku Tulumu.
- hamak rezervasyonu 2 de acliliyor. 1.45 te siraya girmekte yarar var.
Aksam yemegi 6.30 da basliyor. Cok yigilma olduğundan yine siraya erken girmekte yarar var.
- gece kalacaklara wc ucretsiz. Ama oturak ve tuvalet kagidi yok.
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
15 Aralık 2013 Pazar
Park Tayrona
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Ahhh ahhh, fenerim vardı ama bazıları dinlemedi beni !!!
olum sizi deli mi durttu.
Yorum Gönder