17 Aralık 2013 Salı

Leticia

Hayatimda ilk defa ekvatoru gecerek guney yarim kureye indim. Bogota - leticia yolculugu yaklasik 2 saat surdu. Bulutların altina indigimizde asagida ucsuz bucaksiz bir orman ve onu delip gecen kocaman bir nehir göründü.  Sonra yavas yavas minik kasabamizin isiklari. Ucagimiz indiginde hafif yagmur ciseliyodu. Ben cok mutlu tanerse yagmur yüzünden mutsuz. Daha ucaktan gorur gormez sevdim ben kasabayi. Neyse ucaktan direk aprona indik. Binaya girmeden önce hayatimda karsilastigim en ilginç manzarayi gördüm.  Hayir pirana veya jaguar degil. Inis pistinin hemen dibinde cift kale futbol oynayan gencler. Bildigin fileli kaleler. Latin Amerika yi neden sevdigimi bir kez daha anladim.
Tabi fikrimin degismesi cok uzun surmedi.. valiz beklioruz. Tanere ucakta biletin ucundaki barkodu kaybetmemesini söylemiştim bavulun kaybolursa bununla buluyosun diye. O da arayip bulup bana verdi kagidi. Ve bavulum kayboldu. Onun adina kayitli olan o kagida ait bavul. Kucucuk bavul bandinda bir tek benim bavul yok! Hemen copa airlines ofisine gittik yan tarafta.  Genc bi cocuk yardimci oldu saolsun. Taner soruyor önemli bisi var miydi. Olmaz mi! temiz carsaf, giysiler,  ama en önemlisi, kremlerim:) kaldim bi ufak cantayla. Herseyi gectim bavul ya kaybolduysa?! Icten içe seviniyorum. Oh be hafifledim. Yok ama giysi yok hatta bavulda para bile var. Cocuk duruyo onumde bisi yapmiyo. Arasana evladim bi yerleri.  Tek istegim bavulumun hala yasio olduğunu bilmek. Bi kac telefon sonunda anliyoruz ki benim bavul ekvatoru gecmemis. Salsa ve uyuşturucu baskenti Cali ye gitmis. Yarin gelir diyo cocuk. Diyo da artik ne kafayla gelir o bavul bilmiyorum.
Takma begum herkesin basina geliyo boyle seyler.
Bi taksiye biniyoruz. Expedia dan rezervasyon yaptığımis pilav ustu kuru otelimizin adini soyluyoruz taksiciye. Casa kurupira. Bos bos.bakiyo adam. Nasi ya ufacik kasabada 30 usd verdiğimiz ve de expedia gibi bi yerde satilan otelin ismini nasi bilmezsin ? Ah cahil çocuk.  Hemen adresi veriyorum. Şüpheye yaklasiyo ama o adreste yazili sokaga gidiyo. Oyle bi otel veya oyle bi adres yok. Fittiricam! Bulamıyoruz.  Cepten ara diyorum sabit numarayi nasi arayacağini bilmiyor. Onunde durdugumuz bi dukkana daliyorum adresi ve otel ismini göstererek.  Hayır bilmiyolar. Saka olmali tum bunlar. Taksiye dönüyorum.  Adam diyor ki bu isimde bi yer var, hatirladim. Ama orda tavuk satiyolar. Hayir tavuklarla uyumak istemiyorum.  Dukkana donup kadinlardan nasi sabit numarayi arayacagimizi ogrenip taksicinin cebinden otel (?!) i arıyorum.  Taksici konusuo. Aaaa... sii ...siii. bi kac sokak öteden donup bi kosede duruyo parmagiyla bize isaret ettigi yer kurupira tavukcusu. Kalpten gidicem.  Sonra az daha ilerleyip demir bi kapinin onunde duruyo. Gozyaslarim hazirda bekliyor.  Iceri giriyoruz kabus gibi bi yer. Hersey olabilir, hapisane, genelev, kopek bakim evi,  vs . Ama kesinlikle otel degil. Kadinin biri bi odanin kapisini acıyo. Icerde cift kişilik bi yatak. O yatagin ustune kat cikmislar bir kisilik ranza. Ayrica odanin ortasinda hemen yatagin yaninda bir de hamak var. Uyku tutmazda diye heralde. Banyo yok.  Fani calistiriyoruz sanki japon ucaklari amerika ya saldiriyor. O ne ses öyle!  Hemen kapiyoruz. Ben son bi çırpınisla internet soruyorum.  Oyle yaziyodu cunku. İnternet yok diyor adam. Kendimi dışarı atiyorum. Nicedir bekleyen gozyaslarim da kendilerini dışarı atiyorlar.  O kadar sinirliyim ki. Rezervasyon yaparken burasi halkkinda yazılan hersey ama hersey yalan.  Adama bagiriyorum sizi her yere yazıcam diyorum. Sonra bize bagirip sizi her yere yazicam diyen turistler geliyo aklima. Taner aliyo beni dışarı cikariyo. Bir iki sokak ilerde bi bara oturuyoruz ve on dakkada iki birayi deviriyorum. Baska yerde kalalim daha guzel yer varmis diyo. Aksamin o saati yer değiştirmek istemiyorum. Hem sorun o degil ki. Daha kotusunde de kalmisligim var. Sorun sinirlerim bozuk. Neyse guzel ve soguk iki bira ve fonda cranberries beni rahatlatiyor. Herseyin otesinde, ben bu kasabayi cok sevdim. Hamburger satan bi kiz bize bi otel oneriyor ona bakip begeniyoruz yarin geceriz sanirim. Demir kapiya dönüyoruz.  Ben direk odaya giriyorum adam arkamizdan tanere sesleniyor ; tur almayacak misiniz yarına?  !!!!
Odadayim. Saat 03.44 . Yagmur yagiyor disarida. Orman kokusu geliyor burnuma. Herseye ragmen ben bu kasabayi sevdim. Yarin ola hayrola.

Hiç yorum yok: