25 Mart 2020 Çarşamba

26 mart

Artik sokaga maskesiz cikmak, 5 kisiden fazla toplasmak, aksam 7 sabah 7 disari cikmak yasak. Ben kucuktum ama ozalla ilgili bi kitap hatirliyorum topluluk olmak yasak miydi neydi hatirlamiyomusum da zaten. Yok muydu sahi kucuk topluluk yasaklari 80 lerde 90 larda bizde de? 
Sabah yuruyusu, sabah yogasi ve denizi sonrasi hakanin baddezli yumurtalari esliginde kahvaltimizi yaptik. Yan komsum Lucia sağ yan evime gecti. Soluma kanadali bi abla geldi o da gidemiyo. 28 sene once bir ay turkiyeyi gezmis turk kahvesi hatirliyorum dedi ona da yapiverdim bi tane. Sut var mi dedi, nasil baktiysam artik hemen ozur diledi sonra😀 lucia dan boya kalemlerini ödünç aldim resmimi renklendiricem 


Sabah uyanir uyanmaz face e girip cevonun yaptigi klibi gordum..
Ben sanirim bu surecte karantinayi beynime ve kalbime koymusum. Ozlem duygusunu buzluga atmisim. Hic farkinda olmadan. Acimiyo kii acimiyo kii diye takiliyomusum.
Her kalenin bir zayif tasi oluyo sanirim. Ben o kliple dagildim. Gozlerimden indi yaslar sonra baktim bogure bogure agliyorum. Hem sevgiyle hem ozlemle hem hasretle hem huzunle. 
Sonra yuruyus yoga deniz filan derken toparladim yine. Eve geldim. Bi tikirti. Kafami cevirmemle simsiyah bi kedi ..orada durup bana bakiyodu. Dusunmek bile istemedigim Kara'm geldi sanki. İkinci dagilma.. 
Blogu yazarken muti aradi goruntulu. birbirimizin gozlerine bakip konusamadan kaldik bir dakika.. ucuncu dagilma. Geliyo gjdiyo boyle arada. Buraya adapte olup fazla dusunmeyince cok bi sorun yok. Arada hafif duygu depremleri de olacak cok normal. Sanirim herkes ayni su an. Bana ozel degil. Simdi denize gidiyorum. Hepiniz adina bol kulaç bol güneş ve tuz almaya. 

22 Mart 2020 Pazar

koh pha-ngan 9 subat

Koh phanganda tum doga yasam fiskiriyo. Sabaha karsi sular akiyo bitkilerden. Orkidelerin kökleri disarda. Nem o kadar cok ki. Monoi cicegi kupkuru gorunen yapraksiz bi agactan fiskiriyo. Diger dallarin uclari islak plazenta gibi hazir her an yeni cicek acmaya. Sabahlari tum doga sarki soyluyo. Horozlar geckolar kuslar bocekler hersey. Bagira bagira. Adadaki yuzbin motorun da her sabah aksamki nemden frenleri otuyo viyak viyak. Sonra sukunet. En azindan sri thanu boyle. 
Zamansizlik var burada. Her gun ayni. Hem ayni hem degil aslinda. Cabasizlik. Bir yere yetismeye calismadan. Sadece yasamak var. İster bir gun ister on gun. Yasamak. 

adada hayat

23 Mart. Dun Turk hava yollari taylanddan son ucusunu gerceklestirdi. Su an hala qatar ucuslari var diye biliyorum. Ama artik bir karar verdik ve daha fazla bu konuda dusunmek istemiyorum. Her haberle icimdeki korku enerjisi beni daha cok ele gecirdigi icin daha cok su an'a odaklanmayi istiyorum. gerci ben ne yaparsam yapayim gundem bu ve kacmam mumkun degil.
 Koh Phangan simdilik hala guzel. Sabah erkenden Esrayla yuruyoruz bi saat. Yururken yolda muzik dinliyip dans ediyoruz  Sonra en sevdigimiz yol kenari kafesi Cookiesde ben hot americano esra da ice americano aliyor yumdumlayip yolu, insanlari izliyoruz. Arka masayla yan masayla mubabbet ediyoruz. Su an genel konu ulkelerin durumlari ve gitmek ya da kalmak. Sonrasinda plaja inip yuzup eve gelip kahvalti hazirliyoruz birimizin evinde. Kahvaltimizda yumurta.mutlaka var. Kasap!:) Hakan bize kavurmali yumurta yapiyor sansliysak. Yoksa haslanmis yumurta, domates, peynir, nutella ve ekmek. Poset cay veya filtre kahve eslikcimiz. Kahvaltida mutlaka birimiz endiseli oliyor digerlerimiz onu sakinelstiriyoruz. Endise kisisi her gun baska biri. Alistik artik. Sonrasinda dagiliyoruz bir yerlere. Ben su aralar karakalem e sardim. Bahcedeki muz agaclarini ciziyorum. Ya da pinterestten buldugum bi resmi. Sonra denize giriyorum. Aksamustu ya tek ya grup halinde gun batimi izliyoruz. Adada 10 kisiden fazla grup olmak yasak. Minik gruplar halinde izleniyor gun batimi. Hulahop ceviren yoga yapan ickisini icen yuzen minik grupcuklar. 
Yemekleri artik eskisi gibi restoranlarda yemiyoruz.  Mangal olayimiz haftada iki uc var mutlaka. Raki bitti derdimiz buyuk. 

Taylanddan corona gunlukleri 18 mart

Adadaki ikinci ayim bugun bitti. 18 subatti donusum. Ruhuma cok iyi geldigini ve sezonun da henuz baslamadigini goz onune alarak ucagimi 15 mart a erteledim. Eglence deniz medotasyonla gecti bir ay. inner walk yaptim 4 gun ve dusuncelerin insani nasil ele gecirdigini farkettim. Perdelerime resimler cizdim, suluboyaya basladim. Sonra karakeleme gectim. Muzik yaptim dans ettim. 15 marta yaklasirken bu adayi cok sevdigimi ve hala kalmak istedigimi hissettim. Bu arada corona ile ilgili haberler artmaya basladi. Adada her milletten insani icine ceken bir dusunce trafigi. Bircok insan gibi guldum gectim. Cunku facebook veya whatsapp a bakmadikca gunes deniz eglence yemek icmek insanlar hersey devam ediyordu. Bu adada yasadigim ozgurluk hissini baska hic bir yerde yasamadim. Kimse kimsenin isi yasi medeni durumu egitimi gibi bilgileri oncelikli tutmuyor. Herkes terlik sort ve motorlariyla ayni. Ayiran bolen bisey yok. 
İspanya ve italyada sokaga cikma yasaklari basladi. Bir cok avrupa ulkesinde sinirlar kapatildi. Derken adada bir telas. Gitmek mi donmek mi.. donersek karantinaya alinma ihtimali buyuk. Yolculuk yaparsak virus kapna ihtimali cok. Bir doktor arkadasim seyahat etme oldugun yerde kal dedi. Oburu su an gelebiliyosan gel yoksa zorlasacak dedi. Kimi, donersen en cok endise.ettigin annen babanla gorusemezsin karantinada.kalmalisin dedi. Komsularimla ( isvec ve ispanya) hep akil alisverisi yaptik. Tanrim dedim bir isaret gonder. 15 marttaki ucagim edildi. Aslinda baska bir saate alindi. Dedim bu iste. İade talebinde bulundum. Su an 18 mart. 15 inde turkiye yerine malezyaya giderek vize yeniledim. Malezya havaalanda iptal edilen ucaklari ve bombos binayi gorunce yanlis karar verdigimi anladim. Tanrinin sinyallerini isimize geldigi gibi algiliyoruz sanirim. Zen beach deki davullarla gunesi ugurlama durduruldu. Adadan cok giden oldu. Kalan da var. Kendi kararlarimin arkasinda duramadigimi farkettim. Arkadaslarla yaptigimiz toplantida koronaya nerde yakalanmayi tercih edersiniz dedim. Herkese bulasacak. Kacmak mumkun degil. Geldiginde nerde olalim? Turkiyede.olmak istedigimi biliyordum. Bunlari konusurken sadece benmerkezli dusundum. Kendi korkularimda kaldim. Ne anamin ne babamin bana ihtiyaclari olabileceklerini dusunmedim. Ne de olsa onlara yaklasamayacaktim. Ama icimdeki ses gitmem gerektigini biliyodu. Dinlememeyi tercih ettim. 
Bugun 18 mart. Her gun almak zorunda oldugum ilacimi bulmak icin karsi adaya gectim. Buldum da. Ada feribotlari durdurulabilir. Grup danslari yoga parti vs yasaklandi. Eglence adamiz yavas yavas endise adasina donusuyor. Birine akil.sormak istiyorum. Kimse ama kimse gidisati on goremiyor. Ya tek basima ya da buradaki arkadaslarimla alicam kararlari. En sevdigim ve yillarca koleksiyonumda tuttugum the beach, 28 gun ve 28 hafta filmlerinin icindeyim. Herkes gibi. Ölmekten korkmuyorum. Sevdiklerimin bana ihtiyaclari oldugunda yaninda olamamaktan korkuyorum. Bir de beynimden. Pismanliktan guclu bir korku var mi?