Orjinal planımızda campeche, merida palenque arası yolu kısaltmak adına sadece bir gece konaklamayı düşündüğümüz altı üstü bi kasabaydı. Ama terminalden inip de kolonial şehir duvarlarından girdiğimiz an biz dumur. Bi anda boyut değiştirdik. Aydınlık bir kasaba karşıladı bizi. Pırıl pırıl tertemiz denize açılan sokaklar, her biri ayrı ayrı en güzel en şeker pastel renklere boyanmış evler, sakinlik, huzur.. Hava karararacak otele eşyaşarı bırakıp hemen meydana.. Yok ya biz yolda öldük cennete geldik diyoruz. Hafif bi yaz esintisi eşliğinde loş ışıklarla süslenmiş bir park, döküm demir banklarında birkaç insan, hemen bir kenarda bembeyaz bir katedral, güneş inerken ışıklar çoğalıyor ama hepsi sarı sıcak. Deniz kenarını merak ediyoruz. surlardan çıkıp kocaman bir caddeye, oradan da bisiklet ve yürüyüş yolunu aşıp sahil bandına geçiyoruz. Rüzgar üstüme mis gibi deniz kokusunu ve iyotu savuruyor. Meridanın kasoundan sonra nası iyi geldi bu.. Şarabım geldi diyorum. Cevat da solüm geldi diyor. Hemen tekrar sur içine girip sokaktaki masalardan birine oturuyoruz. Az önce iki dakikada ayak üstü yediğimiz tabldot çin yemeğinden sonra ben de bi sol aliyorum. Bu arada Sol burada pek çok yerlinin burun kıvırdığı ama bizim taç yaptığımız bir bira. Azıcık tuz ve içine de bir limonla yeme de yanında yat.
Bir süre sonra hadi bi meydana bakalım diyoruz veee dumurrr!! parktaki binaların birinin ön yüzünde muhteşem bi ses ve ışık gösterisi!! Yok artık ya! Hiç daha önce böyle bi gösteri izlemememe rağmen iddia ediyorum izlediğim en iyi ışık ve ses şov!! Animasyon bir filmle masalsı bir şekilde campeche tarihi gösteriliyor. Zaten burada herşey masalsı. Turizm info var hemen arkamızda. Kocaman bi afiş asmışlar. Aaa karnaval mı? Her akşam ayrı eğlence mi?? Yuppiiiiiiiiiiii
İlk günümüz oha yok artık vay be yuhlarla geçti. Bugün 3.gündeyiz. İki gece daha kalmaya karar verdik:) san pedroya döndü bu. Gidemiyoruz. Dün akşam şehrin tiyatrosunda ücretsiz bi klasik müzik konseri ( campeche şehir orkestrası) sonra da sahilde bi alanda renkli bi dans gösterisi izledik. Ardından meksikanın anladığım kadarıyla athena sı olan Panteon rococo diye bir grubun hayran kaldığımız sahnesi. Cevo diyo ki kesin şehirden çıkarken bunların parasını isticekler bizden. Valla mümkün. var bu işte bi iş.
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
31 Ocak 2016 Pazar
Campeche
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder