seçenekler belli. farklı şekilde de adlandırılabilir: aşk ya da özgürlük.. main course ya da side dish olmak, ben ya da sen olmak..
seçimini yap.. tüm hayatın buna bağlı. hayatının bundan sonrasında herşey bu seçimine göre şekillenecek. ya ben diyeceksin, ya "sen"de eriyeceksin. kadınım diyorsan; bildiğin tüm doğruları unutacaksın. bugüne kadar okuduğun tüm "kişisel gelişim" leri çöpe atacaksın, hatta sobada yak ki başkası bulup da yakmasın kendini. sınıfın en akıllısı mıydın? akademik geçmişin derecelerle mi dolu? unut gitsin.. sen artık başka bir şeysin. "onun için varolan". arkadaş çevrenden vazgeçeceksin. adabıyla giyineceksin. unutma, gündüzler senin, geceler onun. O çok sevdiğin karanlık, seni bir kara delik gibi içine çeker, uzak dur.. güneşi sev.
hayallerin mi var? yok et.. kendine ait bir hayalin olmamalı. bir değil, "biz" olmalısın. ister oxfordda oku ister mastırını uk de yap, kadın olacaksan, evinin kadını çocuklarının anası olacaksın. hem iş hayatında başarılı bir birey, hem evinde kadın olamazsın. kadın olmayı seçiyorsan, "onu" kendinden çok seveceksin. yoksa bu iş olmaz, yürümez.
birey olmayı seçiyorsan, yalnız kalmanın dayanılmaz ürküntüsünü içinde bastırmayı bilmelisin.. hepsi bu.. sadece yalnızlık.. fonda "yalnızlık ömür boyu" çalacak, ve seninle sadece kendin gurur duyacak..
kadın olmak. birey olmak. olmak.. olmamak..
1 yorum:
açıkcası bu konuda - ve daha geniş anlamda tüm kadın özneli konularda- belirgin bir çelişki hep kafamı kurcalar:özgür, birikimli birey olmaktan kaynaklanan beklentilerle, kadın olmanın verdiği özelliklrden kaynaklanan zaafiyetler birbiriyle sürekli çatışmakta.. sen birikimli ve gelişmiş bir birey değil misin? o zaman bu değerlerine saygı gösterecek insanlar yerine neden maço yaradılışlı - ya da en azından ataerkil düzeneğin parçası- erkekleri-insanları seçiyorsunuz!!
Yorum Gönder