23 Ekim 2007 Salı

bu mudur?


bu mudur insanın hayat boyu yaptiği?

15 Ekim 2007 Pazartesi

nefret ediyorum

para icin memleketi satanlardan, insanlarin en hassas noktasi olan vicdanlarina calisip din somurusuyle halki kullananlardan, siyasi oyunlari adina gencecik masum insanlari olume yollayanlardan, insan haklari, bagimsizlik vs vs deyip de hakkini yasal yollardan aramayip sivil halki serefsizce katleden piyonlardan, vur kac yapan serefsizlerden, agzi cok laf yapip bi turlu eyleme gecemeyen geveze siyasetcilerden, iki yuzlu medyadan..

10 Ekim 2007 Çarşamba

insan olmak ya da olmamak.. iste butun mesele bu..

bizler -insan- aslında hayvanların en zalimi, en kanunsuzu en şerefsiziyiz. tüm doğanın kendi ölçüleri içinde bir kanunu bir -delikanlılık kitabı- varken, insanın o sınırı yok. sınırlarımız çizilmemiş, gidebildiğimizce esniyoruz. kural yok, kanun yok, prensip yok..

tırnaklarımızı kesiyoruz, kıllarımızı alıyoruz, parfümler döküyoruz üstümüze.. daha bir -insan- görünelim diye. hayvanı andıran neyimiz varsa tek derdimiz onu gizlemek. işin ironik tarafı ise, biz -vahşi- ilkel tarafımızdan sıyrılmaya ve -insan- olmaya çalıştıkça daha da vahşileşiyoruz. doğada hiç bir hayvanın olmadığı kadar..

4 Ekim 2007 Perşembe

ev

yengecin kayalari, kaplumbağanın kabugu, annenin rahmi.. benim yeni yuvam.. alışmaya çalışma evrelerimi bitirdiğim, ektiğim sarmaşık gülünün gül verdiği sevgili evim.. seni her gün daha da sindiriyorum icime.
ben surekli uzaklara gitmeyi duslerken, nedense hayat hep bana yeni , yerinden kalkmaz bavullar veriyor.