"teyzem vefat etti".
değişimlerin en hizlisi. acilarin en keskini ölüm.
giden ölmüyor. ölüm kalana. giden bir varken bir yok. Kalanlar ölüyor.. bir anda muzik susuyor renkler soluyor ve kulak duysa da beyin adapte olamiyor. anladim tamam teyzem ölmüş. ama olamaz o yüzden tam olarak anlamadim ben şimdi. böyle şeyin şakası olmaz. şaka değil duyuyorum okuyorum tamam Teyzem vefat etmiş de.. olamaz ki bugun. havaalanındayım harika güneşli bir gün dışarıda, elimde bizim adada bulunmayan starbucks ın mochası hem de keyfimden üzerine ekstra krema bile attırdım. oy işini halletmişim hayat kontrolüm altında. ne alaka ya?
Ahhh kalbime bıçak saplanıyor. ah teyze daha iki gün önce konuştuk sen Hardy i sordun ben seni sordum sarımsak bana dokunuyor hiç sevmem dedin içime dert oldu sonra iki saat sana nasıl sarımsak yedirsek sarımsak çok önemli diye düşündüm.
ah.. annem.. ah ah nasıl söyleyecekler.. ya dayanamazsa? insan nasıl dayanır ki kardeş acısına. gerçi evlat acısından daha az derler.. eyvah.. ananem.. bitti ananem.. eniştem.. ah eniştem kan ağlayacak yüreği..kuzenlerim.... ah canlarım. çok zor olacak.
uçağa giden körükte hüngür hüngür ağlıyorum dizlerime vura vura. hemen buradan çıkıp istanbul uçagı bulmalıyım. aa dur Hardy. açsana Hardy neredesin. bu kaçıncı aramam. ona da mı birşey oldu yoksa. bugün kıyamet günü mü. Körüğün sonunda uçağın kapısında kalakaldım.
Uçtum Surat thaniye. hiç durmuyor ağlamam. annem ögrendi mi? ananem? uçaktan inip otobüse biniyorum. otobüsten inip feribota. çok acıyor çok acıyor. iyi de dayimi amcami halami yengemi kaybettim. bu kadar değildi acı. neden böyle.. biri olsun yanimda sarılayım. anneme sarilayim. abime. hardy iskelede bekliyor. ona sarılıp bagira bagira agliyorum. benim şu an istanbulda olmam lazımdı. çok şükür ki abim orada. Alldhım nasıl oldu bu? çok şükür..
tsunami gibi vuruyor sevdiklerimi teyzemin vefatı. giden gidiyor kalanlara ölüm. ol der olur öl der ölür. sürekli bunu tekrarlıyor beynim bir mantra gibi. kabullenmek ne zor.
ertesi gün cenaze günü. Lara adım adım anlatıyor bana herşeyi. Teyzemin tabutunun resmini gönderiyor. sanki birden o resmi görünce aa diyorum gerçekten gitti teyzem. beynim kulaklarıma anca yetişiyor. peki ya ananem nasıl yapacak? nasıl inanacak veda etmeden?
Demek ki bir takım ritüeller önemliymiş. Uğurlamak da bunlardan biriymiş. Giden için ne etki eder bilemem ama kalana önemliymiş. ben de o saatlerde duşumu alıp temiz bir elbise giyip evin yakınındaki bir tapınağa gidiyorum Hardy ile. bu ritüelin bir parçası olmak istiyorum. Kafama örterim diye tülbent ve ayaklarımı kaparım diye de çorap alıyorum yanıma. Hardy de sunak alanına koymak için meyva ve tütsü alıyor.
biraz olsun hissederim teyzemi diye gittiğim tapınakta hiç birşey hissetmiyorum. nasıl boş geliyor. yine de getirdiklerimizi koyup, duamizi edip eve dönüyoruz. bir tütsü de bahçedeki ruh evine yakıyorum. sonra içeri bir kelebek giriyor. pencereden çıkmaya çalışıyor ama çırpındıkça yoruluyor. eyvah ya teyzemse bu?? elimde havlu telaş içinde kelebeğin peşinden koşturuyorum. bir an tamamen duruyor. beni bekler gibi. parmaklarımın ucuyla nazikçe kanatlarından tutup dışarı çıkarıyorum. oh . kurtardım teyzemi.
oturuyorum dışarıya. o da ne? kocaman bir güvercin, bahçe musluğunun üzerine konuyor. susamış belli. Teyzemin ruhunu taşıyor bence. Hardy hemen bir tasa su doldurup o tarafa bırakıyor. içiyor mu? hah.. oh.. çok şükür. Ulan diyorum teyzem olmama ihtimali de var. e olsun iki hayvana hayır işledik.
günler geçiyor, aile acıyı yorgunluk bitkinlik stres ve endişe içinde yaşarken ben uzak mesafe acımı daha farklı yaşıyorum. Anlam ( burada kesmişim yazimi tamamlamadan..)
13 Ekim 2023. Malezyadayiz vize isleri için. 13. cuma diyip dalga geçiyorum. kahvaltıda oturduğumuz masa merdiven altı, kalk kalk diyorum Hardy, cok zorlamayalim. sonra cuma öğle ezani sesi. ananem için dua ediyorum cektirme Tanrim diye. sonra tüm sevdiklerim icin dua ediyorum. gönüllerine gore olsun herşey.
3-4 saat sonra abim telefon açıyor anane vefat etti diye. senelerdir bu anı duymayi, onun adına rahatlamayi beklerken nedense mideme yumruk yiyorum yine. nasil gider ya ben uzaktayim yine? ben oradayken niye değil? dışlanmış hissediyorum sinirleniyorum çok. aile bir araya gelecek, acı paylaşilacak. sinirimden kusucam. küsmek istiyorum ama kime..
çarkın dişlerine takılıyor her gün biri. 95 yaşında bir insanin vefatı koymaz değil mi? çok koyuyor çünkü ben büyüyorum. hazır değilim o sıraya geçmeye. çocukken en korktuğum şey sevdiklerimi kaybetmek olsa da, kimse ölmüyordu, yaşam sonsuzdu. şimdi öyle değil.
otel odasinda sinirden yastigimi yumruklayıp agliyorum ne biçim düzen lan bu diye. biz mi seçtik dünyaya gelmeyi. ne biçim oyun bu.
ertesi gün sinir yerini inanilmaz bir bitkinlik ve yorgunluğa bırakıyor. Sahi annem nasıl başa çıkıyor? babam?.. kimleri kimleri uğurladilar.
ananem bana cok sey birakti. hayatinin aşki ile her gun yudumladiklari kahve fincanlari, inci kupeleri, deri ceketi.. bir de ne zaman caresiz kalsam, hep aklima gelen sozleri: kizim, hayat dedigin sey; doguyoruz yasiyoruz ölüyoruz.
bu soz kendimi kum tanesi gibi hissettiyor. bana ait acıları korkulari izdiraplari siliyor nedense. ben yerine, kocaman bir sahilde milyarlarca kum tanesinden biri oluyor bedenim. rahatliyorum. ruhum ise heryerde. eger bir ruh, enerji var ise, teyzem ananem yengem amcam halam ananem babaannem dedelerim , hepsi burada hepsi benimle.
filmin sonu belli. öncesinde ise sevgiden baska tatmin eden birsey dusunemiyorum. su an okuyor olan her kim ise, sizi seviyorum.
2 yorum:
Bende seviyorum seni ❤️
Sen yazınca ben okuyunca kelimelerden bu bağ kuruluyor. Gözümden yaşlar akıyor. Kuş olsam uçsam dediğim anlardan biri oluyor. Huzur la olsunlar hepsi.Sarıldım cok kocaman...
Yorum Gönder