Evrimcan sorup durdu neden bıraktın küba yazını, bitirsene dedi. İçimden gelmedi ki. Kızdım küstüm resmen Kübaya. Daha derin, serin, bakir sular beklerken halka açık yal gibi havuz buldum. Çok yordu küba.
İki ayrı yorum duyacaksınız gidenlerden. Birinci grup turla, cruise gemisiyle veya rehberle gidenler veya bir sayfiye yerinde ev ve araba kiralayıp yerli bayanlarla kaynaşmaya gelenler. İkinci grupsa bireysel, kendi takılan, bizim gibi.
Birinci grup çok sevdik diyecek. Sokakta su veya kahve veya ekmek aramamış olacak saatlerce. Cuc ve cup arasında pinpon topu gibi gidip gelmeyecek. Restoranlarda nokta atışı yapacak. döküken ve pislik içindeki evlerde kalmayacak. Ya cruise gemisine gidip orada yemek ve uykusunu halledecek, ya national otelde rahat edecek, ya da içki ve eğlenceye dalıp nerede olduğunu farketmeyecek veya umursamayacak.
İkinci grup ise ahanda böyle üçüncü günde sıçarım böyle işe deyip bloguna küsecek.
Bir daha gider miyim Kübaya? Kesinlikle. Zihinsel olarak kendimi daha iyi hazırlayıp ama. Bir de havanada çok takılmadan, diğer şehirleri kasabaları görmek isterim. Muhtemelen o gezimde anlattıklarım apayrı şeyler olur. Büyükşehirden çıkınca insanlar daha bozulmamış olur diye düşünüyorum.
Neden 1,5 sene sonra yazıyorum bunları? Küba dosyasını kapatayım ki yeni maceraları yazayım. Örneğin şu an Dalyandayız. Kanal kıyısında şirin bir pansiyonda gelip geçen botları ve arada sudan kafasını çıkarıp hey noluyo yer yüzünde diye soran kaplumbuaları izleyip hayaller kuruyorum. Kaya mezarlarına tırmanmak istiyorum. Mümkünse.
Hayallerde ilerlemeden önce geçmiş dosyaları kapatmak istedim.
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
12 Ağustos 2018 Pazar
Küba gezisi son yorumlar ( 1,5 sene sonra)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder