27 Ağustos 2008 Çarşamba

mutiden haftanın şiiri..

b: ne var yemekte?
m: tavuk yapıcaz akşam. zaten bizde hep aynı menü
ya davıg
ya makarna
ya garnı yarıg
ya kalbi gırıg

25 Ağustos 2008 Pazartesi

don kişot olabilmek..

inanın çok deniyorum.. yılmadan usanmadan. ayağa kalk! dik dur. kaallk. savaş! ..ve fakat hep düşüyorum..
yine de yılmadım. hep bişey bekliyorum.. bi kitap, bi film, bi insan.. öyle bişey olsun ki bir anda hayatım değişsin. o aydınlanmayı bekliyorum.. bekliyodum.

öyle bişey yok.. beklemek boş.. gelen yok. kalan sadece ben.. ve ben bekledikçe gelmeyecek..

aslında biliyorum. kendi hayatını çizebilmek demek, biraz bencil olabilmek demek.. ve bencil olmanın birinci yolu da kendini sevmek. kendi hayatını çizmek, birilerini üzmeyi, birilerine ters düşmeyi, belki yalnızlığı getirecek beraberinde. cesur olmak gerekecek. çatışmak gerekecek. birilerinden ya da birşeylerden vazgeçmek gerekecek. bunu göze alabilen için tünelin sonunda bir tatmin var .. ama hangimiz bu derece don kişot?

18 Ağustos 2008 Pazartesi

sonbahar, yalnızlık, hüzün..

29umdayken 30 yas bunalimina girdigim gibi, agustosta sonbahar huznu basti beni.. karsi komsum perdeleri simsiki kapatmis, balkonu bosaltmis, belli ki gitti.. haber verilmeden terkedilmis sevgiliymisim gibi icim acidi.. saat 22:37 ve otopark bombos.. kislikcilar kaldik.. yazlikcilar baska bir sehrin baharina, hayatin devam ettigi sehirlere donduler demek ki.. kiskanc eski sevgiliyim su an... sevgilisini kendinden genc bi kadina kaptirmis kiskanc eski sevgili.
yine bos sokaklar, bos kafeler, bos sahiller kalacak bana. inimize kapanicaz biz geride kalanlar. bol bol dvd, bol bol tv, bol bol pc.
tam da alismisken havaya suya gunese, yine mahkum oluyoruz 4 duvar arasi tekillige..