ne ikinci dünya savasi, ne kurtulus savasi, ne sag-sol catismasi ne aclik ne yokluk mucadelesi. en buyuk savasim kendimle oldu benim. bilincli olarak yaratmadigim ordularim hic acimadan batirdi mizraklarini atesledi silahlarini tum organlarima dogru. beynimde surekli bir muharebe, hic durmadan yorulmadan, gece gunduz demeden saldirdi bana. cocukken savasmayi bilemedim cok cunku saldirilan koylerdeki insanlar saf temiz siradan halkti bilmiyordu savasmayi. ordularim vurdukca halkim zayif dustu yara aldi geriye cekildi. ordularim halkimi beynimin en kosesinden asagiya atmaya calisti cokca. direndikce ustume geldim, doner bicaklariyla tasla sopayla yuklendigim oldu kendi halkima, ve cok yoruldum.. ayni "yesil yol"daki dev adam gibi yoruldum.. sonralari baktim hayat boyle gecmeyecek ve baktim ki hayattan gecmeye niyetim yok, muzakere teklif ettim ordularima. bu sirada halki guclendirdim, onlara savasmayi ogrettim, ogretmenlerim de oldu bana yol gosteren - hepsine minnettarim. simdi baris hakim topraklarimda. ordularim dinleniyor, halkimsa gucleniyor.
tek dilegim su an , bunun bir firtina oncesi sessizligi olmamasi..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder