Herşey bir bir dağılıyor.. kökler çıkıyor topraktan.. çürümüş küflenmiş.. inanç sistemim yıkılıyor.. değer yargılarım yargısızlığa bırakıyor kendini.. sevdiğim şeyler, sevmediğim şeyler allak bullak.. ben kimim? Kimdim? Kocaman bir uzay boşluğundan dünyaya bakan bir astronot gibi bakıyorum bugüne kadarki kendinme ve hayata..
Yaşadığım yetiştiğim toprak, o topraktan çıkan yemek, oradaki hava su değişirse, o toprağın sisteminden kültüründen inanç sisteminden çıkarsan, ne kalıyor senden geriye? Nefes alan bir beden.. kulağa korkunç geliyor değil mi? Dağılmak, kaybolmak, bilmemek, öngörmemek .
Ama öyle değilmiş. Eve hapsolmuş bir kediyi dışarıya, doğaya bırakmak kadarmış korkutuculuğu. Daha çok gezmek öğrenmek, daha çok deneyimlemek, daha çok genişlemek ve yaşamakmış.
Mevlananın dediği gibi, bir damla sanırken kendini, kocaman bir okyanus olduğunu görmekmiş.
Kendimi sevmedim. Daha iyi olmak daha becerikli daha güzel daha evli ve çocuklu daha bağımsız daha sanatçı daha gezgin daha sosyal daha köklü daha temiz daha düzgün daha iyi daha iyi daha iyi olmak istedim. Duygularımı hayallerimi bastırmak ve olmam gereken insan olmak istedim. Kendi doğamı hep reddettim. Yalnızlık ve dışlanma korkusu yüzünden belki.. çirkin bir ördek yavrusuydum. Bulaşık makinesine sığmayıp dısarda kalan o tek bardak.
Şimdi astronot ben, şöyle bir bakıyorum da dünyaya, ördek nüfusu kadar kuğu da varmış, aslan da, fare de sincap da.. engin bir çeşitlilik ve birbirini inkar eden ve kendi üstünlüğünde direnen bir canlılar alemi. Deliliği izliyorum
Kayboldum harika bir şekilde. Bulmak için kaybetmek gerekir ya. Neyi bulacağımı da bilmiyorum o ayrı😀
En azından birrşeyden eminim. En büyük hapisanemiz düşüncelerimiz ve inançlarımız. Bize de ait değil pek çoğu.
Anneme çocukken hep derdim. Herşey olmak istiyorum. Hayatın tüm kapılarını açıp bakmak görmek deneyimlemek. Bunu derken ne dediğimin farkında değildim. Her işi yapmak her yeri gezmek her maceraya atılmak diye düşündüm belki de bunu. Şimdi farkediyorum ki herşey olmak bambaşka birşeymiş. Bunun için birazcık zorlamak gerekiyormuş kendini. Canîn acıya acıya bîrakacakmışsın kesecekmişsin kollarını bacaklarını. Õdülün ise bir çift kanat.
Tüm değer yargılarını, tüm õğrendiklerini, inançlarını bir tarafa bırakıp hiçbirşey olmak gerekiyormuş herşey olabilmek için. Ve hayata güvenmek.