İstanbul - adana - mersin yolculuğumun son düzlüğünde havaalanından eve dönüşteyim. Başımı kaldırıp da gökyüzüne baktığımda farkettim; yıldızları bir haftadır ilk defa gördüm.
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
11 Kasım 2015 Çarşamba
8 Kasım 2015 Pazar
Yolculuk
Yolculuk her zaman dünyanın öbür ucuna giderek olmuyor. Bazen hiç hareket etmez oturup ekranda başka hayatları izlerken, bazen Çukurcumada bir eski evde kemal ve füsun un eski eşyalarının hikayelerini dinlerken bazen de memleketine dönüp yıllardır görmediğin amcanı halanı yengeni gördüğünde; 10 bin kmden daha fazla yol yapıyorsun olduğun yerde.
Uzun zamandır eskiye tutunan, eski değerleri eski evleri eski adetleri eski romansı eski dansı çocukluğumu gençliğimi ısrarla şimdiye çekmeye çalışan bana, 84 yaşındaki halam verdi dersimi dün. 'ah be hala eski konaklar ne iyiymiş herkes bir arada yaşarmış bak şimdi halimize yanlızlaştırılıyoruz bıdı bıdı bıdı..'. ' takılma kızım bunlara. O devir bitti. Hayat değişti. '
Bu kadar basit, net, kolay. ajda Pekkan modeli. Yılan gibi derinden sıyrıl. Yenilen. Bırak ve ilerle.
Peki benim için ne kadar kolay bu? Eski günlükler, şiir defterlerim, peçete koleksiyonum, kahve fincanlarım, resimler, ... Her biri misina ucunda kanca gibi etlerime bağlı. Sanırım yavaş yavaş yenilenme zamanı.