Rüzgar esiyor. Sakin sakin duran herşeyi şöyle bir sallıyor kendine gel der gibi. Yeter durduğun artık hareket vakti. Gitme zamanı yaklaşıyor. Yollar uçaklar keşifler göz kırpıyor uzaktan. Çok da uzak değil aslında. Kapıdan ayağını attın mı dışarı, başlar macera. O eşiğe kadar hafif bir mide bulantısı, otur şu koltuğuna diyen popo, yatak her zamankinden rahat. Evin giysilerin televizyonun dolabın bilgisayarın terliklerin sıcak suyun dalga geçer gibi daha tatlı gelmeye başlıyor zaman yaklaştıkça.