diye sordu dostum... "isteriklik mi, hastalık derecesinde düşünmek mi?" diye devam etti. ve sonra noktaladı: aşk yok!
öyle deme dedim, herkes için farklıdır aşk, bizim için olmasa da, bazıları için bir umut.
sence nedir peki? diye sordu dostum
dedim aşk benim için, kendi değerimi sınadığım bir mücadele..
aşkın bi sembolünü koysam bu sayfaya, asla şu bildiğimiz kalp şekli olmazdı bu. benim için hiç iki kanadı eşit olmadı aşkın.
küçüklüğümden beri hep kendi yerimi açmak istemişimdir. belki bir kafe, bi pansiyon.. değişik insanlar tanımak, farklı hayatları bilmek öğrenmek, paylaşmak ve tüm bu renklerin içinde kendi rengimi bulmak..
22 Ekim 2008 Çarşamba
16 Ekim 2008 Perşembe
yeni aktivite. yaşasın hiperaktivite!
kafamın içi kadar karışık sayfama uzun zamandır ilgi göstermemişim.. bu sabah annemin sayfalarını okurken farkettim de, güncel hiçbirşeyi yazmıyorum. ya fazla dramatik ya trajik yorumlar.
aslında hayatım böyle değil. ama her insan gibi biraz kedilik var bende de. iyi günlerimi bloguma yazmakla harcamıyorum dürüst olmak gerekirse. iyi olduğumda , iyiyim işte ötesi var mı! ihtiyaç kalmıyo yazıya dökmeye kendimi.
ama bugün farkettim ki arada ufak güncel konular da fena gitmez. belki biraz renk getirir bu sayfalara..
yeni bir aktivite buldum kendime: kaya tırmanışı! zirve dağcılık izmir şubesine yazıldım hemen, ardından eğitimler başladı. şimdilik sadece dağ temel eğitimi, bi süre sonra kaya tırmanışı için yollar ayrılacak. arada kamplarımız olacakmış. fena olmayabilir. açıkcası hayat ünitemin sadece olimpos olmadığını , bunun böyle olmadığını görmem lazım. aynı çam kokusu bana ıspartanın yazılı kanyonunda da zevk verecek mi göreceğiz.. ( tabii büyük patrondan izin koparaiblirsem:)
efenim kaya tırmanışı işini duyunca gülenler oluyor, "kızım sen o poponu kaldırıp iki adım yürümekten acizsin, ne dağı ne kayası" diyenler oluyor.. son gülen iyi güler diyor, çok da fazla sallamak istemiyorum ne de olsa bünye sıkılgan, kafa labirent, sonunu getirmediğim öyle çok şey var ki. yine de diyorum ki fazla acımasız olmayın, beraber görücez işte nereye kadar gittiğimi..
işte olimpos kaya tırmanış maceralarımdan biri.. bi ışık var hissediyorum :)
aslında hayatım böyle değil. ama her insan gibi biraz kedilik var bende de. iyi günlerimi bloguma yazmakla harcamıyorum dürüst olmak gerekirse. iyi olduğumda , iyiyim işte ötesi var mı! ihtiyaç kalmıyo yazıya dökmeye kendimi.
ama bugün farkettim ki arada ufak güncel konular da fena gitmez. belki biraz renk getirir bu sayfalara..
yeni bir aktivite buldum kendime: kaya tırmanışı! zirve dağcılık izmir şubesine yazıldım hemen, ardından eğitimler başladı. şimdilik sadece dağ temel eğitimi, bi süre sonra kaya tırmanışı için yollar ayrılacak. arada kamplarımız olacakmış. fena olmayabilir. açıkcası hayat ünitemin sadece olimpos olmadığını , bunun böyle olmadığını görmem lazım. aynı çam kokusu bana ıspartanın yazılı kanyonunda da zevk verecek mi göreceğiz.. ( tabii büyük patrondan izin koparaiblirsem:)
efenim kaya tırmanışı işini duyunca gülenler oluyor, "kızım sen o poponu kaldırıp iki adım yürümekten acizsin, ne dağı ne kayası" diyenler oluyor.. son gülen iyi güler diyor, çok da fazla sallamak istemiyorum ne de olsa bünye sıkılgan, kafa labirent, sonunu getirmediğim öyle çok şey var ki. yine de diyorum ki fazla acımasız olmayın, beraber görücez işte nereye kadar gittiğimi..
işte olimpos kaya tırmanış maceralarımdan biri.. bi ışık var hissediyorum :)
7 Ekim 2008 Salı
olimpos
10 eylüldü son gidişim olimposa. gurbetten yıllardır gitmediğim vatanıma döner gibi yine aynı heyecan aynı mutluluk, nedir bu olimpos aşkım anlamış değilim:)
a- ciğerleri yakan çam kokusu
b- yüzerken dönüp baktığımda süper görünen kocaman heybetli dağları
c- kadir abiye sürekli yenilen pehlivan ruhumun doymamışlığı
ç- altı ılık üstü soğuk denizi - bu üstteki soğuk su tatlı. dolayısıylen, denizden çıkarken otomatikman duş alınıyor
d - hangar bar
e - bakkaldaki güzel kocaman şişeli kırmızı şarap
f - kadirde akşam yanan ateş etrafı sohbetleri
g - kaya tırmanışı ve yürüyüş gibi bedenimi uyandıran faaliyetler
ğ yapmasam ç ye torpil geçmiş olur muyum? bilemedim
h - hiç gitmediğim yanar taş ( en güzel yer henüz gidilmemiş olandır :P)
ı,i,j,k,l,m,n,.....y,z ye kadar gider bu..
hiieeeyyytt seaaeeviiyoruuaamm ulleeaaayynn
a- ciğerleri yakan çam kokusu
b- yüzerken dönüp baktığımda süper görünen kocaman heybetli dağları
c- kadir abiye sürekli yenilen pehlivan ruhumun doymamışlığı
ç- altı ılık üstü soğuk denizi - bu üstteki soğuk su tatlı. dolayısıylen, denizden çıkarken otomatikman duş alınıyor
d - hangar bar
e - bakkaldaki güzel kocaman şişeli kırmızı şarap
f - kadirde akşam yanan ateş etrafı sohbetleri
g - kaya tırmanışı ve yürüyüş gibi bedenimi uyandıran faaliyetler
ğ yapmasam ç ye torpil geçmiş olur muyum? bilemedim
h - hiç gitmediğim yanar taş ( en güzel yer henüz gidilmemiş olandır :P)
ı,i,j,k,l,m,n,.....y,z ye kadar gider bu..
hiieeeyyytt seaaeeviiyoruuaamm ulleeaaayynn
Kaydol:
Yorumlar (Atom)